Ecehan Balta ile Söyleşi

Halkların İklim Zirvesi Toplumsal Cinsiyet, Beden Politikaları ve Ayrımcılık Çalışma Kozasından Ecehan Balta ile COP31 ve Halkların İklim Zirvesi süreci üzerine söyleşi gerçekleştirdik. COP31 sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu zirvenin iklim kriziyle mücadeledeki rolü ve sınırları sizce nelerdir? COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Bu durum, iklim krizinin Türkiye’de daha geniş toplum kesimleri tarafından tartışılması, yerel ekoloji mücadelelerinin uluslararası alanda görünürlük kazanması ve Türkiye’nin iklim … Okumaya devam et Ecehan Balta ile Söyleşi

Kim Murton, The New Yorker Times

Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Benim menopozum başlayalı uzun zaman oldu. O zamanlar 47-48 yaşımdaydım. Belki daha erken bile adetten kesilirdim ama 38 yaşımda 4. çocuğumu doğurdum. Kimse bana “Çocuk doğur, menopozun gecikir.” dediği için değildi; bilmeden hamile kaldım. Menopozum da o nedenle gecikti. Menopoza girdiğimi fark etmem zor olmadı. Hatırladığım kadarıyla önce kanamalarım kısa kısa gelmeye başladı, aralarındaki zaman uzadı. Sonra daha şiddetli kanamalarım oldu, sonrasında da tamamen kesildi. … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Benim menopoz hikayem aslında birkaç yıl önce başladı. O dönem 39 yaşındaydım. 20 yaşında evlenmiş, uzun yıllar çocuk sahibi olabilmek için mücadele etmiş bir kadındım. Evlendikten sonra çevremdeki herkes ne zaman çocuk sahibi olacağımı soruyordu. Sanki evliliğin doğal ve zorunlu devamı çocukmuş gibi davranılıyordu. Oysa benim için süreç hiç kolay olmadı. Yıllarca tedavi gördüm, bekledim, umutlandım, hayal kırıklığı yaşadım. Ancak 29 yaşında anne olabildim. Çocuğumu … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Berfin Şirin Tunç “Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.” Virginia Woolf’un 1928 yılında kullandığı bu cümle, günümüzde geçerliliğini korumakla beraber, kadınların güncel konumu ve ihtiyaçlarıyla birlikte yeni anlamlar kazanıyor. Bugün hala kadınların özgürce yazabildiği bir durum söz konusu değil. Kendine ait bir odası olup yazabilenler de erkek egemen sistemin altında başka biçimlerde ezilmeye devam ediyor. Kendine Ait Bir Oda; … Okumaya devam et Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Sıdıka Su’nun Dönüşü

Sevgili Günlük, Fark ettiğin üzere bir süredir yoktum, arkamdan “öldü” dediler; söyle onlara Sıdıka Su geri döndü!  Böyle gaz bir giriş yaparak yokluğumun izahını örtbas edeceğimi düşündüysen, doğru düşünmüşsün. Yokluğuma dair sorularını inanılmaz arabesk ve semt kızı cümlelerle geçiştireceğim çünkü neden olmasın. Senin de bir şey sorduğun yok zaten, kendi kendimi eyliyorum. Gördüğün gibi ilişkimiz tek taraflı; senin suskunluğuna benim ise car car konuşmama dayanıyor. … Okumaya devam et Sıdıka Su’nun Dönüşü

Benim ”Kutsal” Annem

Dilan İpek Bu hafta Anneler Günü kapsamında bir sergi açılmış okulda. Arkadaşım gidelim dedi, gittik. Sergi dolaşmayı pek bilmem, resimlerin karşısında birkaç saniye durur geçerim çoğu zaman. Bazen anlıyormuş gibi, bazen de anlamadığım apaçık orta bir haldeyken. Ama bu defa duvarlarda ilgimi çeken şeyler asılıydı, tablolardan daha fazla bir şey: Anneler…  Serginin adı neydi hatırlamıyorum ama bana ‘’Anneliğin Bin Bir Hali’’ gibi geldi.   Bin bir haliydi ama bütün annelerin yüzünde aynı ifade vardı sanki. Biraz yorgunluk, … Okumaya devam et Benim ”Kutsal” Annem

Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi, Dizi İncelemesi

Rozana Urkun ***Bu yazı, diziye dair spoiler içerir. HBO Max Türkiye’de yayınlanmaya başlanan Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi dizisi, başta müzik seçimleriyle sonrasında ise bir kadının yalnızlık deneyimini nasıl ele aldığını merak ettiğim için ilgimi çekti. Dizi Mira ve Yağız’ın ayrılık sahnesiyle başlıyor. İlk sahne gerçekten ayrılığın ve ardından gelecek olan yalnızlık hissinin bir insan için ne kadar vurucu olabileceğini gösteriyor. Yağız konuşurken Mira’nın tek … Okumaya devam et Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi, Dizi İncelemesi

Tiyatro Çatlak Duvar ile “Çingene ve Bir Şey” Oyununa Dair Söyleştik

Tiyatro Çatlak Duvar’ın yeni oyunu Çingene ve Bir Şey, Mart ayında seyirciyle buluştu. Oyun, biri ressam diğeri çiçek satıcısı iki kadının karşılaşmasını anlatıyor. Hikâye ilerledikçe iki karakterin kurduğu eşit ilişkiyi, birlikte özgürleşmelerini ve bu özgürleşmenin verdiği cesaretle kendilerini gerçekleştirmelerini izliyoruz. Oyunun yazarı, yönetmeni ve oyuncusu Lale Peşget ile söyleştik. Oyunu izlemek için gösterim tarihlerine Tiyatro Çatlak Duvar’ın sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz. Öncelikle kendinizden ve Tiyatro Çatlak Duvar’dan bahseder … Okumaya devam et Tiyatro Çatlak Duvar ile “Çingene ve Bir Şey” Oyununa Dair Söyleştik

Füsun’u Anlamak

Gizem Doğan “E, niye yaptı ki şimdi bunu?” dedi babam. Geçtiğimiz hafta bayram tatili için ailemin yanındayken annem ve babamla birlikte Masumiyet Müzesi’ni izledik. Kitabı da okumuş olan annemle ben, bazen diziyi dondurup dakikalarca hikâyenin dedikodusunu yaptığımız için babam zaten Füsun’un bir noktada hikâyeden çekileceğini biliyordu. Malum sahneyi izlediğimizde babam, Füsun’un bunu neden yaptığını anlamadı. Bu bana garip gelmedi çünkü kitapta aynı bölümü okuduğumda bende … Okumaya devam et Füsun’u Anlamak

Yaşasın 8 Mart Yaşasın Feminist Mücadelemiz

Türkiye’nin birçok şehrinde coşkulu, heyecanlı, feminist isyan ve öfkeyle dolu bir 8 Mart’ı daha geride bıraktık. Bu 8 Mart’a feministler olarak, erkek devlet – tarikat işbirliğiyle katledilen kadınların ve kız çocuklarının, cezasızlık politikalarının güç verdiği erkeklerin katlettiği kadınların öfkesiyle gittik. Yoksulluğun ve kadın emeği sömürüsünün omuzlarımızda hissettirdiği yükü, LGBTİ+’lara yönelik nefretin ve beden politikalarının, emek sömürüsünün normalleştirilmesi için uydurulan aile yılının baskısını üzerimizden atmak için … Okumaya devam et Yaşasın 8 Mart Yaşasın Feminist Mücadelemiz