Hande Ortaç’ın SUS Romanı: Şiddet, Adalet ve Hakikat

Dilan İpek “Bir av partisinin en masumu avın ta kendisi değil midir? Avcı silah kuşanır. Ganimetlerin doğal ortamına sızar. Ona hissettirmeden yaklaşmak, onu iyice görmek, aman ha görünmemek için kamuflajını kuşanır. Mutlak sessizlik ister. Duyulmaması mühimdir. Etrafındaki her şeyi susturur. Şşt! Av başladı bile. Kulaklarımız sağır olana kadar susalım.” Bu sözlerle başladı Hande Ortaç’ın Sus romanı. Av metaforu, üzerine düşünülmesi gereken bir anlatım biçimi biz … Okumaya devam et Hande Ortaç’ın SUS Romanı: Şiddet, Adalet ve Hakikat

Menopoz Deneyimleri 3- Menopozu Daha Çok Konuşmamız Gerek

51 yaşında menopoza girdim. Aslında çok ani olmadı. Öncesinde adetlerim düzensizleşmeye başlamıştı. Bir süre gecikmeler oldu, sonra aralıklar uzadı. En sonunda tamamen kesildi. O zaman bunun menopoz süreci olduğunu anladım. Annem de menopozu yaklaşık 55 yaşlarında yaşamıştı. Beş kardeşiz, kız kardeşlerimle de bu konuları konuşuruz. Onların bazılarında menopoz daha geç yaşlarda oldu. O yüzden ben kendimi çok erken menopoz olmuş gibi hissetmedim ama yine de … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 3- Menopozu Daha Çok Konuşmamız Gerek

Karanlık Kız ve Kuramadığımız Bağlar Üzerine

Sabriye Akkul Elena Ferrante’nin Karanlık Kız romanıyla kitabı okumadan önce karşılaştım. Bir arkadaşımın uzun zamandır Napoli Romanları’nı okumamı önerdiği bir dönemdeydim. Ancak Ferrante’nin dünyasına girişim bu romanlarla değil, Maggie Gyllenhaal’ın yönettiği Karanlık Kız uyarlamasıyla oldu. Bu durum, romanı okuma deneyimimi de belirli ölçüde şekillendirdi. Leda’yı düşünürken Olivia Colman’ın yüzünü, Nina’yı düşünürken Dakota Johnson’ın beden dilini zihnimden tamamen ayırabildiğimi söyleyemem. Bazı uyarlamalar kaynak metnin önüne geçer; … Okumaya devam et Karanlık Kız ve Kuramadığımız Bağlar Üzerine

Ecehan Balta ile Söyleşi

Halkların İklim Zirvesi Toplumsal Cinsiyet, Beden Politikaları ve Ayrımcılık Çalışma Kozasından Ecehan Balta ile COP31 ve Halkların İklim Zirvesi süreci üzerine söyleşi gerçekleştirdik. COP31 sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu zirvenin iklim kriziyle mücadeledeki rolü ve sınırları sizce nelerdir? COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Bu durum, iklim krizinin Türkiye’de daha geniş toplum kesimleri tarafından tartışılması, yerel ekoloji mücadelelerinin uluslararası alanda görünürlük kazanması ve Türkiye’nin iklim … Okumaya devam et Ecehan Balta ile Söyleşi

Kim Murton, The New Yorker Times

Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Benim menopozum başlayalı uzun zaman oldu. O zamanlar 47-48 yaşımdaydım. Belki daha erken bile adetten kesilirdim ama 38 yaşımda 4. çocuğumu doğurdum. Kimse bana “Çocuk doğur, menopozun gecikir.” dediği için değildi; bilmeden hamile kaldım. Menopozum da o nedenle gecikti. Menopoza girdiğimi fark etmem zor olmadı. Hatırladığım kadarıyla önce kanamalarım kısa kısa gelmeye başladı, aralarındaki zaman uzadı. Sonra daha şiddetli kanamalarım oldu, sonrasında da tamamen kesildi. … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Benim menopoz hikayem aslında birkaç yıl önce başladı. O dönem 39 yaşındaydım. 20 yaşında evlenmiş, uzun yıllar çocuk sahibi olabilmek için mücadele etmiş bir kadındım. Evlendikten sonra çevremdeki herkes ne zaman çocuk sahibi olacağımı soruyordu. Sanki evliliğin doğal ve zorunlu devamı çocukmuş gibi davranılıyordu. Oysa benim için süreç hiç kolay olmadı. Yıllarca tedavi gördüm, bekledim, umutlandım, hayal kırıklığı yaşadım. Ancak 29 yaşında anne olabildim. Çocuğumu … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Berfin Şirin Tunç “Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.” Virginia Woolf’un 1928 yılında kullandığı bu cümle, günümüzde geçerliliğini korumakla beraber, kadınların güncel konumu ve ihtiyaçlarıyla birlikte yeni anlamlar kazanıyor. Bugün hala kadınların özgürce yazabildiği bir durum söz konusu değil. Kendine ait bir odası olup yazabilenler de erkek egemen sistemin altında başka biçimlerde ezilmeye devam ediyor. Kendine Ait Bir Oda; … Okumaya devam et Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Sıdıka Su’nun Dönüşü

Sevgili Günlük, Fark ettiğin üzere bir süredir yoktum, arkamdan “öldü” dediler; söyle onlara Sıdıka Su geri döndü!  Böyle gaz bir giriş yaparak yokluğumun izahını örtbas edeceğimi düşündüysen, doğru düşünmüşsün. Yokluğuma dair sorularını inanılmaz arabesk ve semt kızı cümlelerle geçiştireceğim çünkü neden olmasın. Senin de bir şey sorduğun yok zaten, kendi kendimi eyliyorum. Gördüğün gibi ilişkimiz tek taraflı; senin suskunluğuna benim ise car car konuşmama dayanıyor. … Okumaya devam et Sıdıka Su’nun Dönüşü

Benim ”Kutsal” Annem

Dilan İpek Bu hafta Anneler Günü kapsamında bir sergi açılmış okulda. Arkadaşım gidelim dedi, gittik. Sergi dolaşmayı pek bilmem, resimlerin karşısında birkaç saniye durur geçerim çoğu zaman. Bazen anlıyormuş gibi, bazen de anlamadığım apaçık orta bir haldeyken. Ama bu defa duvarlarda ilgimi çeken şeyler asılıydı, tablolardan daha fazla bir şey: Anneler…  Serginin adı neydi hatırlamıyorum ama bana ‘’Anneliğin Bin Bir Hali’’ gibi geldi.   Bin bir haliydi ama bütün annelerin yüzünde aynı ifade vardı sanki. Biraz yorgunluk, … Okumaya devam et Benim ”Kutsal” Annem

Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi, Dizi İncelemesi

Rozana Urkun ***Bu yazı, diziye dair spoiler içerir. HBO Max Türkiye’de yayınlanmaya başlanan Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi dizisi, başta müzik seçimleriyle sonrasında ise bir kadının yalnızlık deneyimini nasıl ele aldığını merak ettiğim için ilgimi çekti. Dizi Mira ve Yağız’ın ayrılık sahnesiyle başlıyor. İlk sahne gerçekten ayrılığın ve ardından gelecek olan yalnızlık hissinin bir insan için ne kadar vurucu olabileceğini gösteriyor. Yağız konuşurken Mira’nın tek … Okumaya devam et Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi, Dizi İncelemesi