Kim Murton, The New Yorker Times

Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Benim menopozum başlayalı uzun zaman oldu. O zamanlar 47-48 yaşımdaydım. Belki daha erken bile adetten kesilirdim ama 38 yaşımda 4. çocuğumu doğurdum. Kimse bana “Çocuk doğur, menopozun gecikir.” dediği için değildi; bilmeden hamile kaldım. Menopozum da o nedenle gecikti. Menopoza girdiğimi fark etmem zor olmadı. Hatırladığım kadarıyla önce kanamalarım kısa kısa gelmeye başladı, aralarındaki zaman uzadı. Sonra daha şiddetli kanamalarım oldu, sonrasında da tamamen kesildi. … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 2- Menopozu Öğrenmek

Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Benim menopoz hikayem aslında birkaç yıl önce başladı. O dönem 39 yaşındaydım. 20 yaşında evlenmiş, uzun yıllar çocuk sahibi olabilmek için mücadele etmiş bir kadındım. Evlendikten sonra çevremdeki herkes ne zaman çocuk sahibi olacağımı soruyordu. Sanki evliliğin doğal ve zorunlu devamı çocukmuş gibi davranılıyordu. Oysa benim için süreç hiç kolay olmadı. Yıllarca tedavi gördüm, bekledim, umutlandım, hayal kırıklığı yaşadım. Ancak 29 yaşında anne olabildim. Çocuğumu … Okumaya devam et Menopoz Deneyimleri 1 – Erken Menopoz

Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Berfin Şirin Tunç “Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.” Virginia Woolf’un 1928 yılında kullandığı bu cümle, günümüzde geçerliliğini korumakla beraber, kadınların güncel konumu ve ihtiyaçlarıyla birlikte yeni anlamlar kazanıyor. Bugün hala kadınların özgürce yazabildiği bir durum söz konusu değil. Kendine ait bir odası olup yazabilenler de erkek egemen sistemin altında başka biçimlerde ezilmeye devam ediyor. Kendine Ait Bir Oda; … Okumaya devam et Kendi̇ne Ai̇t Bi̇r Oda Üzeri̇ne

Sıdıka Su’nun Dönüşü

Sevgili Günlük, Fark ettiğin üzere bir süredir yoktum, arkamdan “öldü” dediler; söyle onlara Sıdıka Su geri döndü!  Böyle gaz bir giriş yaparak yokluğumun izahını örtbas edeceğimi düşündüysen, doğru düşünmüşsün. Yokluğuma dair sorularını inanılmaz arabesk ve semt kızı cümlelerle geçiştireceğim çünkü neden olmasın. Senin de bir şey sorduğun yok zaten, kendi kendimi eyliyorum. Gördüğün gibi ilişkimiz tek taraflı; senin suskunluğuna benim ise car car konuşmama dayanıyor. … Okumaya devam et Sıdıka Su’nun Dönüşü

Benim ”Kutsal” Annem

Dilan İpek Bu hafta Anneler Günü kapsamında bir sergi açılmış okulda. Arkadaşım gidelim dedi, gittik. Sergi dolaşmayı pek bilmem, resimlerin karşısında birkaç saniye durur geçerim çoğu zaman. Bazen anlıyormuş gibi, bazen de anlamadığım apaçık orta bir haldeyken. Ama bu defa duvarlarda ilgimi çeken şeyler asılıydı, tablolardan daha fazla bir şey: Anneler…  Serginin adı neydi hatırlamıyorum ama bana ‘’Anneliğin Bin Bir Hali’’ gibi geldi.   Bin bir haliydi ama bütün annelerin yüzünde aynı ifade vardı sanki. Biraz yorgunluk, … Okumaya devam et Benim ”Kutsal” Annem

Yaşasın 8 Mart Yaşasın Feminist Mücadelemiz

Türkiye’nin birçok şehrinde coşkulu, heyecanlı, feminist isyan ve öfkeyle dolu bir 8 Mart’ı daha geride bıraktık. Bu 8 Mart’a feministler olarak, erkek devlet – tarikat işbirliğiyle katledilen kadınların ve kız çocuklarının, cezasızlık politikalarının güç verdiği erkeklerin katlettiği kadınların öfkesiyle gittik. Yoksulluğun ve kadın emeği sömürüsünün omuzlarımızda hissettirdiği yükü, LGBTİ+’lara yönelik nefretin ve beden politikalarının, emek sömürüsünün normalleştirilmesi için uydurulan aile yılının baskısını üzerimizden atmak için … Okumaya devam et Yaşasın 8 Mart Yaşasın Feminist Mücadelemiz

Birbirimizin Elini Bırakmayacağız

Gözde Çelik İstanbul’daki o 8 Mart gece yürüyüşüne kadar başka başka şehirlerde birçok 8 Mart’a katıldım. Ama o gece hissettiğim şeyi daha önce hiçbirinde hissetmemiştim. Polis yine sabahtan itibaren Taksim’e varan tüm yolları, metro duraklarını kapatmıştı. Kısa bir süre İstanbul’da yaşamış olmanın verdiği o zayıf yön bilgimle yanımdaki kalabalığın deneyimine ve ısrarına güvenerek İstiklal Caddesi’ndeki buluşma noktasına ulaştım. Hiç görmediğim kadar kalabalık bir 8 Mart akşamıydı. Ve hiç … Okumaya devam et Birbirimizin Elini Bırakmayacağız

Çocuk Hakları Aktivisti Hatice Kapusuz ile Söyleşi

Çocuk hakları aktivisti Hatice Kapusuz ile, Türkiye’de çocukların karşı karşıya olduğu hak ihlallerini ve çocukluğu koruyan mekanizmaların nasıl zayıfladığını konuştuk. Çocukları “hak öznesi” olarak görmenin neden hayati olduğunu; yoksulluk, şiddet, cezasızlık ve eğitim politikalarının çocukların hayatını nasıl etkilediğini ele aldığımız söyleşide, MESEM uygulamalarının çocuk işçiliğiyle ilişkisini de değerlendirdik. Çocuk haklarıyla yolunuz nasıl kesişti? Bu alanda çalışmaya başlamanızda sizi en çok etkileyen deneyim neydi? Belki şöyle … Okumaya devam et Çocuk Hakları Aktivisti Hatice Kapusuz ile Söyleşi

Kadınlık ve Zaman Arasında: X ve MaXXXine

Sabriye Akkul Korku sineması, kadınlık temsilleri söz konusu olduğunda çoğu zaman zamansızmış gibi davranır. Genç bedenler arzu nesnesi olarak sabitlenir, yaşlanan bedenler ise ya görünmez kılınır ya da tehdit olarak kodlanır. Oysa kadınlık, zamanın dışında değil; tam tersine zamanla sürekli müzakere halinde kurulan bir deneyimdir. Yaş almak, görünürlük kaybı, arzunun meşruiyeti ve “geç kalmışlık” hissi, kadın karakterlerin hikayelerinde yalnızca arka plan değil, anlatının belirleyici unsurları … Okumaya devam et Kadınlık ve Zaman Arasında: X ve MaXXXine

İranlı Kadın Örgütü Osyan ile Söyleştik

Osyan Kolektifi, 2010 yılında İran’da birkaç kadın tarafından yeraltında kurulan, feminist bir örgütlenme. İran İslam Cumhuriyeti’nin hem reformist hem de muhafazakâr kanatlarına karşı olduğu gibi, kapitalist-emperyalist sisteme de karşı duruyor. Kuruluşundan bu yana, kadın özgürleşmesini toplumsal dönüşümün merkezine koyan Osyan, baskıcı rejimlere ve emperyalist güçlere karşı bağımsız bir mücadele hattı örüyor. 2022’de Jîna (Mahsa) Amini isyanıyla uluslararası alanda da adını duyuran kolektif, kadınların direnişini “Kadın, … Okumaya devam et İranlı Kadın Örgütü Osyan ile Söyleştik