
Menopoz dönemine girmiş olabileceğimi 46 yaşımdayken regl olmadığımda fark ettim. Bir ay kadar bekledim, tekrar regl oldum. Sonrasında birkaç ay regl olmayınca doktora gittim ve anladım ki artık menopoz dönemine girmiş bir kadındım.
İlk dönemlerde, yani yaklaşık bir yıl, pek bir değişiklik hissetmedim. Sonraki yıllarda ise cildimin önceki nemi kalmayıp azaldı. Aşırı terleme ve sıcağa dayanamama, tahammülsüzlük, uyumakta zorlanma hali oldu. Nihayetinde cinselliğe ilgi duymama, karşı cinsten uzaklaşma meydana geldi. Tüm bu olumsuz etkilerin yanı sıra petlere ihtiyacımın kalmaması ve kendimi daha özgür hissetmem gibi olumlu etkileri de oldu.
Menopoz sözcüğünü küçük yaşlarda, “menopozlu kadın” şeklindeki olumsuz söylemlerden dolayı duymuştum. Ancak sonradan okuduğum kitaplardan, arkadaşlarımdan ve menopoz öncesi gittiğim bir doktordan menopoz hakkında bilgi edindim. Menopozla ilgili öğrendiklerim, o dönemde neler yaşayacağımı bilmemi sağladığından menopoz dönemini daha rahat karşıladım. Ancak hoş değildi.
Artık yaşlanıyordum ve bu hoşuma gitmiyordu. Zamanla dizlerde ağrılar, uzun süre kitap okuyamama, saçlarda ve ciltte cansızlık, unutkanlık gibi menopozla birlikte yaşlanmaktan kaynaklı sıkıntılardı aslında hoşuma gitmeyen. Doğal bir dönem olduğunu bilmeme rağmen yine de hoşuma gitmedi. Zamanla kaçınılmaz olduğu fikrine alıştım. Olumsuz olduğu kadar olumlu yönleri de vardı ve bu fikri kendime kabullendirdim.
Aile ve çevremde hatırladığım bir engel ya da olumsuz bir durum yaşanmadı. İşyerinde ise menopoz sonrası dönemde “artık emekli olmayı düşünürsün” gibi söz ve tavırlar oldu.
Bugün menopozu yaşayacak kadınlara ve bu konuda politika üreten kurumlara söylemek istediklerim var. Öncelikle her kadının kolaylıkla erişebileceği ve ücretsiz olması gereken birinci basamak sağlık hizmetlerinde — Toplum Sağlığı Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri gibi — menopoz bilgilendirmesi ve gerekmesi halinde tedavisi mutlaka yaygınlaştırılmalı. Sağlık emekçileri menopoz öncesi, menopoz süreci ve menopoz sonrası ile ilgili eğitim almalı ve aldığı eğitimi etkin bir şekilde uygulamalıdır.
İş yerlerinde ise menopoz öncesi, süreci ve sonraki dönemler hakkında farkındalık oluşturulmalı. Bu süreçlerdeki kadınlar için esnek çalışma saatleri, havalandırma düzenlemeleri ve dinlenme imkanları gibi rahatlatıcı destekler sağlanmalıdır. Ayrıca menopoz belirtileri nedeniyle kadınların işlerinden ayrılmalarını veya ayrımcılığa uğramalarını önleyecek hukuki düzenlemeler yapılabilir.
Toplumsal farkındalık oluşturmak ve tabuları yıkmak için çeşitli iletişim araçlarıyla menopozun doğal ve kaçınılmaz bir yaşam evresi olduğu anlatılmalı; “menopozlu kadın” gibi kadınların dışlanmasına, aşağılanmasına yol açan anlayışlarla kararlı ve samimi bir şekilde mücadele edilmelidir. Okullarda kişilerin yaşam döngüsüne ilişkin dersler verilmelidir.
Menopoza ilişkin yapılacak ve uygulanacak tüm çalışmaların Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İletişim Başkanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve sivil toplum örgütlerinin sorumluluğunda, Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda yürütülmesi mümkün olmalıdır.
Feminist Çerçeve sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
