Ücretimiz Eşit Değil, Peki Ya İşimiz?
Berfin Büyükertaş Ergenliğimden beri çalışan, çalışmak zorunda kalan bir kız çocuğu/genç kadın olarak; çok yönlü proleter kimliğimi ve çalışma deneyimlerimi neden 1 Mayıs’a giderken paylaşmayayım, dedim. Benim kariyerim (!) sokak aralarında ucuz market broşürleri dağıtmaktan, zincir markette kasiyerlik yaparken müşteriden dayak yiyip işten atılmaya varan, oldukça “özel” heyecanlarla dolu. Çok uluslu bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışırken, vardiya dönerken devrimci şarkılarla sınıf kinimi perçinleyen de … Okumaya devam et Ücretimiz Eşit Değil, Peki Ya İşimiz?
Kadın Bedeni Üzerinde İktidar ve Doğum Politikaları
Sabriye Akkul – Gözde Çelik Bir cümle, bir sabah ansızın sosyal medyada dolaşıma girdi. Futbol maçında açılan pankartta “Doğal olan normal doğumdur” yazıyordu. Kısacık ama oldukça tanıdık. Ve bu kadar tanıdık olması ise tesadüf değil. Son yıllarda doğurganlık oranlarındaki düşüş üzerinden yeni bir gündem inşa edilmeye başlandı. Kadınların ne zaman, nasıl ve kaç çocuk doğurması gerektiği yeniden konuşuluyor. Kadın bedeni, doğurganlık potansiyeli ile birlikte bir … Okumaya devam et Kadın Bedeni Üzerinde İktidar ve Doğum Politikaları
Dedikodu Ya Da Feminist Bilgi Ağı
Dilan İpek Şimdi herkesin merakla beklediği dedikodu zamanı… (alkış, konfeti) Dedikoduyla ilgili onlarca şey duymuş, okumuşuzdur. Geçmişi o kadar geriye gidiyor, etkileri o kadar saymakla bitmiyor ki belki de ne kadar konuşsak az kalır. Biz yine dilimiz döndüğü kadar konuşmaya niyetlendik. Ama malum ‘’dedikodu kadınların işi’’ olduğu için dilimiz de baya bir dönüyor desek abartmayız sanıyorum. Gossip İngilizce’de dedikodu kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyor. Gossip veya … Okumaya devam et Dedikodu Ya Da Feminist Bilgi Ağı
Bizim Evde İş Hiç Bitmez
Dilan İpek Çamaşır, bulaşık, yemek, ütü, sil, süpür, topla, katla… Sabah gözümü bir açıyorum sanki maraton koşucusuyum da zamanla yarışıyorum. Çocukları tek seferde kaldırabilirsem ne mutlu, sonra kahvaltı hazırlamam lazım, aç açına okula gidilir mi hiç? Çocuklar gitti şükür, onlar gidince evde tempo bir düşüyor, sonra bir yanım diyor ki, gir yatağa biraz daha kestir ama diğer yanım tek tek biriken işleri sayıyor, resmen izin … Okumaya devam et Bizim Evde İş Hiç Bitmez
Sıdıka Su Aşk Üzerine Düşünüyor
Sevgili günlük, Masayı hazırladım, vakit kerahat vaktidir; aşk konuşacağız! Normalde aşktan değil aşık hissetmemekten bahsedecektim ama bu kadar kerahat vakitli, masa hazırlamalı gaz bir giriş yapınca aşktan konuşmak gerekliliği hasıl oldu. Aşk nedir sevgili günlük, hala tam olarak bilemiyorum. Aşk hayatımı özetlemem gerekirse; biseksüel bir kadın olduğum için yarı legal yarı illegal, yüzde yüz bedbaht. Aşkın zaten bu kadar zor ve karmaşık olması yetmemiş olacak … Okumaya devam et Sıdıka Su Aşk Üzerine Düşünüyor
Herkes Kadınlardan Biraz Nefret Ediyor
Selen Dendeş Barbie, Taylor Swift, Grup Hepsi, Paris Hilton, Kim Kardashian, Mean Girls, Legally Blonde, K- Pop, Big 5, pembe rengi… Bunları okurken bazı insanlar kendinden parçalar buluyorken, birçoğu ise yüzünü ekşitiyor. K-pop’un ne kadar “cringe” olduğunu, Taylor Swift’in aslında çok da başarılı olmadığını, “Mean Girls” gibi chick-flick olarak adlandırılan filmlerin hiçbir sanatsal değerinin olmadığını, Paris Hilton’un ne kadar aptal biri olduğunu anlatılıyor. İki genç … Okumaya devam et Herkes Kadınlardan Biraz Nefret Ediyor
Sevgili Günlük
Sevgili günlük, Öncelikle tanışalım, gerçi ben seni tanıyorum; en azından mantığını anlıyorum. Sen yıllarca dizilerde, filmlerde, nedense genellikle kadınların içini döktüğü gizli deftersin. İlkokulda da sınıf arkadaşlarımın senden bahsettiğini anımsıyorum. Sahi neden genel olarak kadınlara ve lubunlara hitap ediyorsun acaba? Belki erkeklerin evde, sokakta, okulda onları susturacak biri olmadığı sürece mütemadiyen konuşabilmeleriyle ilgilidir. Evet tanışıyorduk ve evet senin de anlayabileceğin üzere; sana erkek egemenliğinin (maalesef) … Okumaya devam et Sevgili Günlük
Nereden Bela Ettik Bu Feminizmi Başımıza?
Dilan İpek Bu yazıda çokça konuşulan ifşa konusunu bir kez daha ele alacağız. Bazen cesaretlendirildiğimiz bazen eleştirildiğimiz ama her zaman birbirimizden güç aldığımız ifşa, birçok kadın gibi bizim için de kırılma noktalarından birisi. Fakat ifşayı konuşmak demek sadece ifşayı konuşmak demek olamaz; beraberinde faillerin aklanmasına yönelik sarfedilen üst düzey çabaya, mağdurların nasıl suçlandığına, kadının beyanı esastır ilkesinin ne olup ne olmadığına -tekrar tekrar- da bakmamız … Okumaya devam et Nereden Bela Ettik Bu Feminizmi Başımıza?
“Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!”
Feminist Çerçeve “Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Virginia’nın dediği gibi, erkekler ne der diye düşünmeden yazmak için feminist politikaya ihtiyacımız var. Çünkü kadınlar için yazmak, içindekileri kaleme dökmek, sesini önce kendine, sonra öteki kadınlara ulaştırmak her zaman zor ve sancılı oldu. Erkeklerin yüzyıllardır kolay bir şekilde yapabildiği her şey gibi yazmak da patriyarkanın kadınlara bahşetmediği bir ifade biçimiydi. Elbette Cadılardan, … Okumaya devam et “Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!”
Estetikten İğrençliğe: The Substance Filminde Kadın Bedeninin Dağılma Hali
Sabriye Akkul “Kendinin daha iyi bir versiyonuna hazır mısın?” Bu, bir soru değil. Bu, çoktan karar verilmiş bir cevabın arkasına gizlenmiş, parfüm kokulu bir tehdittir. Kim karar verdi daha iyisinin ne olduğuna? Kim söyledi yetmediğimizi? Bedenimize ve yaşamımıza dair sınırlar tam olarak nerede çekildi? Film bizleri “Kendinin daha iyi bir versiyonuna hazır mısın?” sorusuyla karşılıyor amadevamında örtülü biçimde bu soruları ima ediyor. Çünkü bir biçimiyle … Okumaya devam et Estetikten İğrençliğe: The Substance Filminde Kadın Bedeninin Dağılma Hali
