İrem Çağıl ile Söyleşi
İrem Çağıl, toplumsal cinsiyet, medya ve şiddet kesişiminde çalışan bir araştırmacı. Tezinde, Fransa’da büyük yankı uyandıran “Mazan Tecavüzleri” davasının Fransız basınındaki temsilini inceledi. Bu çalışmasında, medyanın cinsel şiddeti nasıl anlatıya dönüştürdüğünü, fail ve mağdur figürlerini nasıl çerçevelediğini sorgularken ataerkil söylemlerin izini sürdü. Medya eleştirisini, feminist bakışla harmanlayarak adaletin sesi olabilecek yeni anlatı biçimlerine odaklanıyor. Sevgili İrem ile tezi üzerine söyleştik. Tezinde faillerin daha çok kişisel … Okumaya devam et İrem Çağıl ile Söyleşi
Sıdıka Su İstanbul’u Seviyor
Sevgili günlük, Naber, ben yine birtakım sinir krizlerinin eşiğinde dolandım durdum. Bazen sana çok özeniyorum çünkü bazen dış dünya tarafından itinayla rahatsız ediliyorum. Zaman zaman huysuz, asosyal, rahatsızlık içinde kavrulan bu kadına tahammülün varsa sen olmak güzel bir şey olabilir gerçekten. Geçen günlerde şehirde dolanırken dikkatimi çeken epey nesne oldu. Genellikle sokakta avarelik etmek epey haz duyduğum bir var olma biçimidir. Fakat birkaç gün boyunca … Okumaya devam et Sıdıka Su İstanbul’u Seviyor
Retinol Kullansak da mı Yaşlansak, Kullanmasak da mı Yaşlansak?
Dilan İpek Bugün aynaya her zamankinden uzun baktım. Biraz yaklaştım, biraz daha yaklaştım, biraz yana döndüm, sonra uzaklaştım birkaç kez bunları tekrar ettim. Emin olamadım. Eski fotoğraflarımı bulmaya çalıştım. Tabii ki değişiyordum, değişecektim ama değişen tam olarak neydi? Bunu görmek istiyordum. Alnım mı kırışmıştı? Saçlarım mı beyazlamıştı? Kollarım mı sarkmıştı? Ne olmuştu bana? Sadece dünya dönüyor ve neyle, kimin ölçtüğünü bilmediğim zaman geçiyor diye ben … Okumaya devam et Retinol Kullansak da mı Yaşlansak, Kullanmasak da mı Yaşlansak?
Feminist İçerik Üreticisi Aylak Damla ile Söyleştik
Aylak Damla, YouTube’da video makaleler yayınlayan feminist bir içerik üreticisi. Kanalında popüler kültür ve gündeme dair konuları feminist teoriyle çözümleyerek derinlikli içerikler sunuyor.Sevgili Damla ile dijitalleşmenin feminist hareket için önemini, internet algoritmalarını ve feminist içerik üreticisi olmanın imkân ve sınırlarını konuştuk. Merhaba Damla nasılsın? Bize kendinden bahsedebilir misin? Merhaba! Davetiniz için teşekkür ederim. Hacettepe Üniversitesi’nde çevirmenlik lisansında, sonra kültürel çalışmalar ve medya yüksek lisans programında okudum. … Okumaya devam et Feminist İçerik Üreticisi Aylak Damla ile Söyleştik
Mutfak
Müesser Yeniay Savaşmak daha kolayyemek yapmaktan çünkü savaş bir gündiğeri her gün annem karanlık bir mutfaktayemek yaparak geçirdi günleriniben yemin ediyordum ona benzemeyeceğime sonra günleri bile pişirdimdakikaları. kadına bırakılan her şeyi kızarttım yüzü kızarmadı erkeğintanrı ona kaya gibi sertbir yürek vermişti mutfaktı kadının tarihe saldığıuzun çığlığın adı Okumaya devam et Mutfak
Kutsal Değil, Alışıldık: Holy Spider ve Tanıdık Erkek Şiddeti
Nihal Ağaoğulları Holy Spider’ı izlerken yalnızca bir adamın kadınları öldürmesini değil, bu cinayetlerin nasıl bir toplumsal düzen içinde mümkün kılındığını da görüyoruz. İran’da geçen hikâye, ilk bakışta yerel görünebilir ama aslında fazlasıyla tanıdık. Her sahnesi, kadın düşmanlığının ne kadar evrensel, ne kadar içselleştirilmiş ve sıradanlaştırılmış olduğunu yeniden hatırlatıyor. Ancak izlerken şu soru sürekli aklımda dönüp durdu: Neden bu kadar ağır ve yapısal meseleyi anlatan bir … Okumaya devam et Kutsal Değil, Alışıldık: Holy Spider ve Tanıdık Erkek Şiddeti
Tekno Partideki Köylü: İç Sıkıntılarına Yolculuk
Nebiye Arı *Bu yazı, yazarın Yan Odadaki Ses isimli Podcast serisinin “Tekno Partideki Köylü” bölümünün yazılı halidir. Podcast’i dinlemek için: https://open.spotify.com/episode/3fcTn4p5k9U7y47ORcVL9F?si=a49479714a6b42ff İnsan mutlu olunca “içi içine sığmaz” diyorlar ama benim sıkıntım sığmıyor pek içime.Sürekli bir çıkış noktası arıyor kendisine. Bazen denize dökülen bir atık borusu gibi, insan sağlığına zararlı etkileriyle boşanıveriyor. Üstelik ne maddi ne de manevi kazancı var bu işin. Bazen midende İbrahim ateşlere … Okumaya devam et Tekno Partideki Köylü: İç Sıkıntılarına Yolculuk
“Kadın Bilinci, Erkek Dünyasına Sığmaz.’’
Berfin Büyükertaş Bazı kitaplar yalnızca okunmaz; yaşanır, hissedilir, unutulmaz. “Kadın Bilinci, Erkek Dünyası”, sosyalist feminizm ile ilk tanıştığım yıllarda okuduğum kitaplardandı. Kadınların suskunluğunu kelimelere, bastırılmış öfkelerini paragraflara dönüştüren bir metin. Sadece akademik değildi; kalpten, bedenden, sokaktan ve mutfaktan konuşuyordu sanki. Çünkü kadın bilinci, yalnızca düşünsel değil, yaşamsal bir meseledir. “Kadınlar çoğu zaman ne hissettiklerini bilseler bile, bu hislerin nedenini anlamlandıracak sözcüklere sahip değildir.” Bu cümleyle … Okumaya devam et “Kadın Bilinci, Erkek Dünyasına Sığmaz.’’
Direnişin Renkleri’yle Onur Ayı Özelinde Söyleştik
Feminist Çerçeve: Merhaba öncelikle Onur Ayınız kutlu olsun. Bize kendinizi tanıtabilir misiniz? Direnişin Renkleri kimdir, neler yapar, nerelerde çalışma yürütür? Merhaba. Direnişin Renkleri, çoğunlukla üniversitelerde örgütlenen, “LGBTİ+ların öz- örgütü” olarak tanımladığımız bağımsız bir kuruluş. Gezi Dönemi’nden sonra kuruluyor ve günümüze kadar toplamda altı şehirde faaliyet gösteriyor. Amacımız LGBTİ+lar için güvenli alanlar yaratmak, ve tabii ki LGBTİ+ mücadelesini büyütmek. Günümüzde LGBTİ+ların yan yana geldikleri etkinlikler dahi … Okumaya devam et Direnişin Renkleri’yle Onur Ayı Özelinde Söyleştik
Alevler ve Dalgalar: Kadınların Hikayesini Yeniden Yazmak
Nihal Ağaoğulları Sinemada bakış, yalnızca bir çerçeveleme tekniği değil, aynı zamanda gücün ve temsilin de bir göstergesidir. Geleneksel anlatılarda kadın, genellikle erkeğin gözünden, onun arzularına hitap edecek şekilde sunulurken feminist sinema bu bakışı tersine çevirir. Céline Sciamma’nın Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi, bakışın kime ait olduğunu ve kimin nasıl görüldüğünü yeniden şekillendirerek, kadınların hem bakan hem de bakılan olduğu bir dünya kurar. Film, iki … Okumaya devam et Alevler ve Dalgalar: Kadınların Hikayesini Yeniden Yazmak
